Kategoriler
Blog Uncategorized

Rakı Sofrası…

Meyhane… Eşi benzeri olmayan koyu sohbetlerin gerçekleştiği, konunun nereden başlayıp nerede son bulacağının bilinmediği, havası her zaman dumanlı, kendine has kuralları ve adabı bulunan kimine göre huzurun kimine göre dert tasanın yeri…

İyi bir meyhane denince akla önce mezeler gelir… Rakı ve meze en sıkı dostlardır, biri olmadan diğeri eksik kalır. Yediğimiz bir mezeyi başka bir yerde bulamamak, o lezzete asla oradan başka bir yerde ulaşamamak… Bu düşündüğümüz kadar da kötü bir şey değildir aslında, bir lezzetin bir yere ait olması onu özel kılan özelliklerin başında gelir. Eskiler bilmişte söylemiş; ‘’Rakının ustası mezenin de ustasıdır’’.

Meze bir dilim peynir de olur, sofralar dolusu çeşitlerde. Asıl önemli olan muhabbetsiz sofralar kalmasın!

Kategoriler
Blog

Arnavutköy’de Bir Rum Meyhanesi; O Maestros…

Rakı denince insanın aklına mutlulukta gelir hüzünde… Karşınızdakine kaldırırsınız kadehi ya da aklınızdakine, hiç akıldan çıkmayan o gece gelir oturuverir beyninizin en güzel köşesine… Düşünürsünüz keşke şimdi karşımda otursaydı diye. Bir de tam karşınızda oturan vardır gülüşüne içersiniz hatta gülmeyişine.

Derdinizi atmanın en kolay yolu konuşmaktır, rakı sizi konuşturur… Hele bir de karşınızda eşsiz bir manzara varsa. Bir manzaraya bakarsınız bir de karşınızdakine. Güzel günleri hayal eder mutlu olursunuz, eski günleri düşünür yâd edersiniz. Mutluluğu anar, mutlu günlere kapı açarsınız.Umutsuz günlerin kapısını kapatır, en ciddi kararların kaba taslağını oluşturursunuz rakı masasında.

Mutluluğa açılan kapınız biz olalım istedik, o yüzden Boğaz’ın tam karşısında size açtık kapımızı.Karşınızdaki yanınızdaysa en güzel manzara sizledir zaten, o yoksa bile dostlarınız vardır, hayatınakışına O Maestros’ta karar verin. Mutluluğa kapınızı açın…