Sevmek neydi?

 

Yudumladıkça hatırlarsın maziyi, yad edersin iz bırakanları…

Güzeldir birinin hayatına iz bırakması, ama iz olmasaydı da yanımda, şurada karşımda otursaydı dersin.

Düşünür, düşünür, üzülürsün…

Her şeye rağmen, onca yaşanmışlık, onca zaman üstünden, geçen onca şeye rağmen arayayım dersin, bir sesini duyayım…

Uzaktan da seversin aslında. Sevmek neydi?

Bir karşılık beklemek mi yoksa yalnızca sevmek mi?

Ne güzel anlatmış Cemal Süreya;

 

‘’Uzaktan seviyorum seni!

Kokunu alamadan,

Boynuna sarılamadan.

Yüzüne dokunamadan.

Sadece seviyorum!

Öyle uzaktan seviyorum seni!

Elini tutmadan.

Yüreğine dokunmadan.

Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.

Şu üç günlük sevdalara inat,

Serserice değil adam gibi seviyorum.

Öyle uzaktan seviyorum seni,

Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.

En çılgın kahkahalarına ortak olmadan.

En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.

Öyle uzaktan seviyorum seni!

Kırmadan,

Dökmeden,

Parçalamadan,

Üzmeden,

Ağlatmadan uzaktan seviyorum.

Öyle uzaktan seviyorum seni;

Sana söylemek istediğim her kelimeyi,

Dilimde parçalayarak seviyorum.

Damla damla dökülürken kelimelerim,

Masum beyaz bir kağıtta seviyorum.”

Post a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir